17 Eylül 2013 Salı

Kelebek Etkisi ve Amacımız

         “Kelebek Etkisi” sözü matematik ve fen bilimlerinden sosyal bilimlere kadar yaygın olarak kullanılmaktadır. Bilim dünyasında Kaos Teoremi ile beraber kullanılan bu terim film ve sanat dünyasında ve günlük konuşmalarda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Kelebek Etkisi sözü ile Küçücük bir etkinin artarak devam edeceği vurgulanmak istenmektedir.[i]

        Günümüzde facebook, twetter ve diğer sosyal medya “Kelebek Etkisini” doğrular gibi gözükmektedir. Ancak internet ve sosyal medya büyük kaousun sebebi de olmakdadır.

        Kaousla ayrıntılı biçimde ilgilenmek, çözümler üretmek bilim adamlarının işi. Biz konuyu basit olarak ele alalım.

        Küçükken, köyümüzdeki gölcüklere küçük taş atardık ve halkacıkların kenara vurmasını seyretmekten keyif alırdık. Bu arada bizden büyükler aynı göle suya girip çıkan taşlar atarak keyfimizi kaçırırlardı…

        Suların dalgalı, ortamın gergin olduğu, keyfimizin kaçtığı günümüzde nasıl yararlı olabiliriz? Başka deyişle nasıl bir fikir ortaya atmalıyız ki halka halka yayılsın? Bir hayal olsa da düşüncemi yazmadan geçemeyeceğim:

        70 yaşımı bitiriyorum (28 Eylülde) Bu yaşıma dek hep başarı peşinde koştuk. Mutluluk peşinde koştuk. Herkes de böyle değil mi? Okulu başarıyla bitirmek istiyoruz, işimizi başarıyla yapmak istiyoruz; mutlu olmak istiyoruz. İnsanların çoğu bu amaçlar içinde olduğu için başarı reçeteleri yazılıyor, mutluluk reçeteleri yazılıyor. Bunların çoğunu okumuşsunuzdur. Bu reçeteleri ben de okudum, hepsi birbirinden güzel; ancak tecrübeyle gördüm ki başarıyla mutluluk örtüşmüyor.

        Kimilerinin bireysel başarısı kendi egosunu tatmin ediyor, mutluluk veriyor; ama başkalarının felaketine neden olabiliyor. Bazı başarılar kısa sureli mutluluk getiriyor. Uzatmayalım başarı genel mutluluğu sağlamalı. Ayrıca Hayat boyu mutluluğu da sağlamalı. (Bir Müslüman için hem bu dünya hem Ahret mutluluğunu sağlamalı. Ara not olarak yazalım: Müslümanları yalnız Ahrete odaklandırıp dünyalarını karartanlara dikkat etmek gerekir.)

        Başarı olmadan da mutluluk olabilirse de bu istenilen bir mutluluk değildir. Bu konuda medyada her gün olumsuz haberleri izliyoruz.

        Özetle bu yaşıma dek anladığım ve benimsediğim fikir budur: Genel ve sonsuz mutlulukla başarı örtüşmelidir. Kelebekteki amacımız bu fikri “Kelebek Etkisi” ile yaygınlaştırmaktır.

        Amacıımızın gerçekleşmesi dileğiyle.

        Sabahattin Gencal, Başiskele -Kocaeli

 





[i] Kelebek Etkisi, 1890'larda Henri Poincaré tarafından ortaya atılmış; ancak terim 1952'ye kadar unutulmuştur. 1952 yılında, uzun bir aradan sonra, Ray Bradbury zaman yolculuğuyla ilgili bir hikayede etkide "dalgalanma etkisi" olarak bahsetmiştir. Terim, 1961'de Edward Lorenz tarafından yeniden popülerleştirilmiştir ve onun adıyla anılmaktadır. Lorenz, bir meteorologdu ve hava tahmininde bulunmak amacıyla bir bilgisayar programı geliştirmeye çalışıyordu. Lorenz, ilkin girdiyi (bir problemi çözmek üzere kullanılan, halihazırda etkileri ve sonuçları bilinen veriye denir) olması gerekenden biraz daha ayrıntılı girdi: 0.506 değerini girmesi gerekirken, 0.506127 değerini girdi. Bu ufak farklılığın, beklenen sonuçtan çok çok farklı bir sonucu doğurduğunu fark etti ve bir süre bu duruma anlam veremedi.  Daha sonra bunun "Kelebek Etkisi" olduğunu anladı ve terim o zamandan beri popüler olarak bilim dünyasında yerini aldı. New York Bilimler Akademisi'nde bir konferans veren Lorenz, "bir martının kanat çırpışlarının, iklimin tümünü sonsuza kadar ve kökten değiştireceği" bilgisini verdi. ( http://evrimagaci.org/makale/166/)

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder