18 Şubat 2014 Salı

Dünyanın ilk aşk şiiri

    
        Yaşlılık dönemimde eşim için yazdığım birkaç manzume ilgiyle karşılandı. Bu manzumeleri durum tespiti ve gençlere örnek olarak yazdım.[i] Bunlar şiir özellikleriyle örnek teşkil etmez; zaten bunlara ancak basit bir manzume diyebiliriz. Umarım bu manzumelerim anlam içerikleriyle yararlı olur.

        Bu manzumelerimi niçin tekrar ele aldığımı da anlatmadan geçemeyeceğim.

         Aşkın ne olduğu, ne olmadığı konusunu geçelim. Çünkü şimdiye kadar bu konuda tatmin edici bir açıklanmaya rastlanılmadı. Biz sevgi ve saygının sarmaşık gibi nasıl uzadığını yerden göğe bir merdiven teşkil ettiğini söyleyebiliriz.

         Eşimle ben yaşlılık dönemimize bu saygı ve sevgi merdiveni sayesinde huzur içinde, mutluluk içinde geldik. İnşallah bu mutluluğumuza gölge düşmez.

         Bizim rutin bir hayatımız var. Rutin hayatta da mutluluk olabileceğini söyleyebiliriz. Bugünkü rutinimizde aynı. Kahvaltı yaptık, kahvaltıdan sonra kâğıt oynadık, sonra da bilgisayara girdim.

         Bilgisayarda birkaç gazete, birkaç blog yazısı okuduktan sonra gelişi güzel dolaşmaya başladım.
Sörf yapma diyorlarmış buna, ben sörf yapmam; ama bugün nedense açıldım biraz. İlginç bir yazı da buldum. Kim bilir çok önceleri okuduğunuz bir yazıya işaret etmiş olacağım:

        Dünyanın ilk aşk şiiri ne zaman, kim tarafından kime, niçin ve nerede yazıldı?

         “Milattan önce 2300 - 2500 yılları arası güzelliği ile nam yapmış Sümerli bir rahibe olan Enlil o dönemin kralı olan Su-Sin'e aşık olmuştur. Bir bayram şenliğinde rastlantı sonucu kralın onu fark etmesi ve güzelliğinden etkilenmesi ile yıldırım aşkına tutulup evlenmişlerdir. Bu sevincini ve ona olan aşkını ölümsüzleştirmek için ona bir şiir yazar. Şiir o kadar beğenildi ve sevildi ki, dönemin sanatçıları şiiri besteleyerek şarkı haline getirdiler. Bu şarkıyı nesiller boyu aşıklar sevdiklerine söylendi.”[ii]

         2014 Türkiye’si toz duman içindeyken, nefret, karşılıklı suçlama söylemleri ayyuka çıkarken kendi manzumelerinden hareketle ilk aşk şiirinden söz etmem ne derece doğru olmuştur bilemem. Bence sadece eşlerin değil herkesin sevgi ve saygıya ihtiyacı var. Sevgi, saygı ve hoşgörüyü yaşayarak öğrenmeli, öğrenerek yaşamalıyız.

        Sevgi ve saygılarımla.

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli


2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Kelebek blog sayfanızın URL adresini değiştirmişsiniz. Değişince de haliyle sayfalarımızdan ulaşmak mümkün olmamıştı. Ben de işlemleri yeniden yaparak bendeki kayıtlı adresinizi düzelttim.

    Dünyanın İlk Aşk Şiiri ile ilgili paylaşımınız çok ilginçti. İnanın ilk defa sizin bu paylaşımınızdan haberim oldu, daha doğrusu bilgi sahibi oldum.

    Ülkemiz çok güzel günlerde değil. Şimdi sevgiden ve aşktan konuşulacak zaman değil denebilir belki ama, bu hale düşmemizdeki en büyük eksikliğin de sevgi ve saygısızlık olduğu bir gerçektir.

    Hala Emevi'lerin dayattığı din ile amel eden İslam toplumu, akıl ve ilmi terk ettiği için, zulme maruz kalmaktadır. Ne zaman İslam'ın da önerdiği akıl ve bilim ön plana çıkarılır o zaman emperyalizmin bu zulmünden kurtulmuş oluruz. Firavuna biat edilmeseydi, firavunun saltanatı ve zulmü devam edebilir miydi?

    Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunu için teşekkür ederim.
      Kelebek'in yeni url sini yazdığınız için de teşekkür ederim. Eskisini silmemişsiniz.
      Sevgi ve saygı ikliminin oluşmasına katkı sağlamak da görevimiz elbette.
      Ülkemizin güzel günlerde olmadığı konusundaki görüşlerinize ve emperyalizmin oyunları hakkındaki görüşlerinize katılıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil