12 Mayıs 2014 Pazartesi

Doğaya Bak Gör Halini


        Bir depremzedeyim. İzmit’te, Marmara Denizi kıyısındaki bir apartman dairemiz 1999'un 17 Ağustos'unda olan Kocaeli Depreminde kullanılamaz hale geldi. Allah zeval vermesin devletimiz 2 yıl ödemesiz 20 yıl vadeli bir daire sattı bize. Şimdi bu dairemizde, açık deyişle Başiskele’nin Serdar Mahallesindeki dairemizde oturuyoruz.

        12 daireli apartmanımızda yurdun çeşitli yörelerinden kirâcı ve ev sahibi olarak oturan kişiler var. Belki bunun için bahçemizde de çeşitli bitkiler, çiçekler ve ağaçlar var. Herkes kendi yöresindeki ağaçları, bitkileri dikiverdi.  Çam fidesi dikenler çamın çevresindeki yeşilliği azaltacağını hesaba katmamış. Hele ceviz dikenlere ne demeli. En alttaki komşumuz iki ceviz ağacı dikiverdi. Kendisi başka yerde; onun için ağaçlarını seyredemiyor. On yılda cevizlerin boyu bizim oturduğumuz üçüncü kata ulaştı. Her sabah Marmara’ya ceviz yaprakları arasından bakıyoruz.

        Bir ara bir dalcığın kırıldığını gözledim. Kırılan dal aşağı sarktı. Çok geçmedi dalın kuruduğunu gördüm. Bu sabah kuru dalı görmedim.

        Şimdi gözlemimi daha da açayım.

        Söylediğim durum başka apatmanlarda da az çok görülüyor. Yakın apartmanda bir adam bir ağaç dikti. Ziraat memurluğundan emekli biri “Bu ağaç büyüdüğünde bütün ağaç ve bitkilerin sularını emer.” diyerek ağacı söktü. Bunun üzerine bir ağız kavgası, bir tokat derken mahkemelik oldular. Tokat atan emekli ziraat memuru hapse mahkûm oldu; neyseki 2 milyar (2bin) lira ile serbest kaldı.

 
        Bizim dairemizde böyle ğır gür yok. Bahçeyi güzelleştirme gayreti de yok. Kimileri gül yetiştirmiş, kimileri ismini bilmediğim başka ağaçlar dikmiş.

       -Bir ağaç diğer bitkilerin suyunu alttan alta alıyorsa, bazıları da çevresindekilerin nafakalarını alttan alta alır mı?

       -Bir ağaç gölgesiyle çimenleri ya da küçük bitkileri solduruyorsa birileri de gölgesinde kalanları soldurur mu?

       -Kırılan dalcıkların kurumaya ve daha sonra gövdeden atılmaya mahkûm olduğu gibi bazı kimseler de kırılmaya görsünler eninde sonunda bir köşeye atılmaya mahkûm olurlar mı?

        Gözlemlerimiz dosdoğru. Ama sorularımıza vermeyi düşündüğüm cevaplar konusunda terettütlerim olduğu için düşündüğüm cevapları yazarak kimseyi yanıltmak istemem; çünkü uzman değiliz.

       Park ve bahçelerimizi düzenlemek için peyzaj mühendislerinin bilgilerine başvurulur. Bu konuda

http://tr.wikipedia.org/wiki/Peyzaj_m%C3%BChendisli%C4%9Fi adresine baş vurdum. Bu mühendislerin birçok disiplinden yararlandığını okudum:

        Peyzaj mühendisliği, ekolojik ölçütler doğrultusunda araziyi ve suyu şekillendirmek için matematik ve bilimin uygulamasıdır. Ayrıca yeşil mühendislik diye tariflenebilir ama peyzaj mühendisliği için bilinen en iyi tasarım profesyonelleri peyzaj mimarıdır. Peyzaj mühendisliği, antropojenik peyzajın yaratılması ve tasarlanması için mühendislik ve diğer bilimlerin disiplinler arası uygulamasıdır. Bu farklılık geleneksel olarak alanın, arazinin yeniden ıslahı, iyileştirilmesi, yeniden kullanımını ve geri kazanımını kapsamaktadır. Bunu yaparken Peyzaj mühendisliği;

Bilimsel disiplinler içerir:


Uygulamalı Bilimler olarak;

         Maşallah. Bir öğretmen olarak beyzaj mühendislerine gıpta ettim. Biz insanımızı böyle yetiştiremiyoruz. Bazı siyasetçiler toplum mühendisliğine soyunu veriyorlar; ama nafile, insanı ve toplumu tanımayanların mühendisliği ancak kendi menfaatlerine yarar.

        Ceviz ağacı gözleminden hareketle bakın nerelere geldik:
       
         Doğayı gözleyebilirsek, sosyal hatta siyasi olayları da değerlendirebiliriz.

        Değerlendirmek yetmez gereğini yapabilmeliyiz.
     
        Doğru ya da yanlış içimden gelenleri yazdım. Bu konuların uzmanı değiliz. Okurken de değerlendirirken de bu noktayı gözden kaçırmayın ki  hiç kimseyi zerrece etkilemiş olmayalım.

        Herkesin kendi gözlemini, kendi değerlendirmesini, hiç kimsenin etkisi altında kalmadan yapması dileğiyle... 

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

4 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Doğa her haliyle bizlere örnek olmalı. Cenab-ı Hakk, biz insanlara o kadar güzel bir yol göstermiş ki, yeter ki biz almasını bilelim. Ziraat memurunun ağacı sökme nedeni doğru olabilir, ama bunun doğruluğunu, o ağacı dikene izah edip, onu ikna etmeliydi diye düşünüyorum. Nitekim sökülen yeşil bir ağaç, kuru değil. Doğayı taklit ederek bir çok buluşlara imza atan insan oğlu, bizzat kişisel gelişimine yönelik de faydalı şeyleri ortaya çıkarabilir. Güzel ve yararlı paylaşımınızdan dolayı teşekkürlerimi sunarım.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yararlı yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz, bu konularda bilinçlenmemiz ve bilinçlendirmemiz lazım...Çok teşekkür ederim...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil