22 Mart 2014 Cumartesi

İnsan Biriciktir


        “İnsan Allahın yeryüzündeki halifesidir.[i]  “İnsan eşrefi mahlûktur.[ii]” sözlerini hep duymuşuzdur. Ama doğrusu pek akıl erdiremedik bu sözlere.

        Hz. Âdemden günümüze yeryüzüne nice insan ayakbastı. Bundan sonra niceleri daha doğacak. Her insan kendine özgü bir varlıktır, tektir, biriciktir. Bu gerçeği de değerlendiremedik. İnsanları tornadan çıkmış gibi yetiştirmeye çalışmamız bundan.

        Allah’ın insana niçin cüzi irade verdiği konusunda [iii] pek kafa yormadık.

        Yetişkinler olarak insan üzerinde düşünemediklerimizi çocukların, gençlerin düşünmesi kolay olmuyor. Çocuklarımıza “biricik” olduklarını kavratabilsek ve bu konuda gereken rehberliği yapabilsek insanlık namına büyük iş yapmış, büyük bir ilerleme kat etmiş oluruz.

         “Dünya Dâhilersiz Yaşayamaz” adlı kitapta büyük dâhi Prof. Dr. L. Zâde kendisine sorulan bir soruya şöyle cevap veriyor:

         “Erken yaşlarda etkisinde kaldığım bir başka faktör vardı: “yeganelik”faktörüydü bu. Masarım üzerinde Rusça “yedinstvenny” (biricik) yazılı olduğunu hatırlıyorum. Bu yazı, başkalarının baskılarına maruz kalmama ve başkalarının yaptığını yapmama gücü veriyordu. Kendi kişisel yoluma gitmek için kendimi oldukça özgür ve yeterli hissediyordum. (L.Zâde)[iv]

        Özetle birey olduğumuzu, biricik olduğumuzu unutmamalıyız. Kendi aklımızı kullanabilmeliyiz. Tüm çabalarımız ve etkinliklerimiz bu doğrultuda olmalıdır.

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

7 Mart 2014 Cuma

Kelebek gibi ol…

         Cumaya gitmek için evden çıktım. Bahçemizin çiçek ve böceklerle şenlendiğini, güzelleştiğini gördüm. Bahar geldi gibi. Hava güneşli; ama biraz soğuk. Bir anda sağımda solumda beyaz kelebekler belirdi. Farklı bir duyguya kapıldım.

        Önceki yıllarda da bahçemizdeki çiçekler, kelebekler hoşuma giderdi; ama bunların bana çağrıştırdıkları daha çok hoşuma giderdi. Güzel bahçemizde daha çok çocukluğumu hatırlardım. Açık deyişle Trabzon’un bir dağ köyü olan Akköse Köyünü ve bu köyün, mesire ve yaylalarını hatırlardım. Çocukluğuma gider, güzellikleri görür ve güzel düşünürdüm.

       Bugün beni karşılayan kelebekleri görünce de çocukluğumu hatırladım.

       Bu arada “Kelebek” adlı  blogum aklıma geldi. Blogumun alt bölümündeki resmin altına yazdığım anonim bir söz de aklıma geldi: “Kelebek gibi ol… Konduğun zambak, öptüğün gül, kokladığın menekşe senden incinmesin.”

        Hiç kimseyi incitmeyen kelebekleri tutmak için peşlerinden koşardık. Bazen tuttuğumuz da olurdu. Kelebekler bazılarının ellerinde ölürdü. Ömürleri zaten çok kısa olan kelebeklerin ölümü üzerinde düşünmeliyiz.

        Siyaset meydanlarına inenlere “Kelebek gibi olun.”demem akla uygun değil: ama sevgili okurlara gönül rahatlığı ile “Kelebek gibi olun…” diyebiliriz.

        Sabahattin Gencal, Başiskele- Kocaeli