4 Temmuz 2014 Cuma

Sanatçı

         Bence sanatçı çağını yorumlayarak etkili biçimde geleceğe aktarabilendir. Bu tanım resim, heykel, müzik, tiyatro, dans, sinema, roman, öykü, deneme, mizah vb. alanlarla uğraşanlar için de geçerlidir. Bu tanımı açalım:

        Çağı yorumlama yerine “çağına ayna olmak” benzetmesi kullanılırdı. Ben bu benzetmeyi yetersiz görüyorum. Çağına ayna olmak, objektif olmak, kamera olmak çağı yorumlamak demek değildir. Bu söylenen etkinlikleri küçümsüyor değilim. Hepsi önemli, hatta okuyucu için belki de daha anlaşılır; ama bunlar yorum sayılamaz. Kişinin olayları, durumları gözleyerek, inceleme ve araştırma yaparak; akıl yürüterek durum tespiti yapması, gelecekle ilgili öngörülerde bulunabilmesi, bütün bunlara duygularını katabilmesi yorum olarak kabul edilebilir.

        Yorum yapmak yeterli değil tabii, bu yorumların bugün olduğu kadar yarınlarda da ilgiyle izlenmesi gerekir. Bunun için de her sanatçının üslubu olmalıdır.

        Çağları aşıp gelen sanat eserlerini incelediğimiz zaman sanatçıların evrenselliklerini, insanın duygularını eksen alan içtenliklerini, arı ve duruluklarını, sabırlarını, bilgi ve kültür birikimlerini görebiliriz.

        Sanatçının okulu olmadığını söylerlerse de sanatçı gibi olmak için çabalamak gerekir ki en azından sanatçı ruhu ile zenginleşmiş oluruz, mutlu oluruz. Bu da “tuz ruhundan” daha iyidir.

 

        Burada bir not ekleyeyim. Günümüzde (2014’lü yıllarda) yaşayan emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerin, bazı siyasetçilerin ve onların yaltakçılarının, kendini bilmezlerin tuz ruhu imal ettiklerini ima ediyor değilim. Bu konuyu okuyucu değerlendirsin.

     
          İzninizle bir not daha ekleyeyim:                                                                                                        

        Artık gözlem, incele ve araştırma yapamıyorum. Ne durum tespit edebiliyorum, ne akıl yürütebiliyorum ne de geleceği öngörebiliyorum. Üstelik gün yüzü görmeyen duygularımı gün yüzüne çıkartamıyorum. Anlatımımızla bir özgünlük de kazanamadık. Kısaca blog yazmamım bir yararı yok. Onun için belirsiz bir süre için blog çalışmalarına ara veriyorum. Allah ömür verir de sağlığıma kavuşursam ve de kendimi yazmaya hazır hissedebilirsem blog çalışmalarına yeniden başlayabilirim. İnşallah başlayabilirim…

        Hoşça kalınız.

            Sabahattin Gencal, Başiskele_ Kocaeli