12 Şubat 2015 Perşembe

Milli Eğitim Başkanlığı

 


Uygarlığın nimetlerinden hepimiz, az çok faydalanıyoruz.  Faydalandığımız uygarlığın nimetlerinin bulunmasında hangimizin bir katkısı var?
Bunca okumama rağmen, maalesef  bir buluşum, bir keşfim yok. Peki, sizin bir buluşunuz, bir keşfiniz var mı?
Uygarlığa bir katkımız olamamasının nedenini hiç düşündük mü?
Uygarlığa katkı sağlamak konusunu  düşünebilseydik böyle kısır olmazdık.
Niye düşünemiyor, niye aklımızı kullanamıyoruz, niye başkalarının aklı ile yaşıyoruz?
“Niye niye?” sorularına cevap bulmaya çalışalım.
Ben, ömrünü eğitim hizmetlerinin içinde geçirmiş biri olarak üzülerek diyorum ki düşünememizin, kendi aklımızı kullanamamazın en büyük nedenlerin biri eğitim sistemimizdir; daha doğrusu eğitim sistemimizin olmayışıdır.
                Allak bullak edilmiş ve dibe vurmuş eğitim sistemimizin “çağdaş sistem yaklaşımı” doğrultusunda geliştirilmesi aciliyet arz etmektedir. Aksi taktirde geleceğimiz kararır.
              Eğitimimiz için bir sistem geliştirilmesi elbette bir kişi, bir kurum ya da kuruluşların işi değil. Geniş kapsamlı bir Şura toplanmalıdır. Çok Şuralar gördük? Burada kastettiğimiz siyasal eğilimlerini  sisteme bulaştırmayacak olan uzmanlardan oluşacak Şuralardır.

              İnşallah tez zamanda arzu ettiğimiz Şura toplanır.

             Varsayalım ki bir Şura toplandı. Bu Şuraya benim ne önerim olurdu?

1.       Milli Eğitimin “millilik vasfının” kaybolmaması için, yaz boz tahtasına çevrilmemesi  için ve  çağdaş gelişmelere ayak uydurabilmesi için siyaset kurumundan ayrı olması gerekir.
2.       Tepeden tırnağa derler ya işte öyle, Üniversiteden ana okuluna kadar tüm eğitim kurumları bir çatı altında olmalıdır. Çokları üniversiteler milli değil, üniversaldır, evrenseldir vb. mazeretler ileri sürebilir. Bu bahanelerde haklılık payı da olabilir. Şu da bir gerçektir ki üniversite sınavları tüm milli eğitimi yanlış bir istikamete sürüklemektedir.  Test çocukları, ezberci kuşak, yarış atları yetiştirmek marifet değil. Bütün kurumları bir çatı altında toplamadan bu sıkıntıları aşmak da olası değil. Bazıları  Milli Eğitim ile YÖK işbirliği yapmalıdır gibi önerilerde bulunabilir. Emin olun ki bu bir işe yaramaz. Milli Eğitim de YÖK de kaldırılmalıdır. Nasıl ki TSK Genel Kurmay Karargâhı varsa Milli Eğitim Başkanlığı kurulmalıdır.
3.       Her şeyden önemlisi de öğretmen gibi öğretmenlerin yetiştirilmesidir. Eskiden Köy Enstitülerimiz vardı, sonra Köy Enstitülerinin geleneğini az çok takip eden ilköğretmen okulları kuruldu. Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen okulları açıldı. Bütün bu okulların eksileri vardı kuşkusuz. Bu eksileri gidermek yerine ne yaptık, tuttuk bütün bu okulları kapattık. Dost acı söyler derler ya ben de acı söyleyeceğim vatana ihanet ettik.  Şimdi öyle bir okul açalım ki nitelikli öğretmen yetişsin, açık deyişle beyniyle, ruhuyla öğretmenliği besimseyek, sevdalanacak  öğretmenler yetiştirelim. Bu öğretmenlerimizin yolu açık olmalı ilkokuldan başlayarak  üniversite hocalığına kadar yükselebilmeli.
4.       Önerdiğimiz “Milli Eğitim Başkanlığı” planlı programlı çalışırsa ne öğretmen açığı olur, ne de öğretmen fazlası.
5.       İlköğretmen okulundayken bizlere, “öğretmen bir bahçıvandır.” derlerdi. Maalesef tam bir bahçıvan olamadık, manav olabildik, bilgi hamalı olabildik. Öğretmenlerimizin inceleme araştırma yapabilmesi, düşünce üretebilmesi için kısaca bir entellektüel olabilmeleri için geçim sıkıntısı içinde olmamaları gerekmektedir. Söylemek istediğim anlaşılmıştır sanırım. Öğretmenlerimizi ek işe koşturmaya mecbur etmemeliyiz.

         Yukarıdaki önerilerim gerçekleştirilebilecek önerilerdir.  İnanın olmazsa olmaz önerilerdir. Milli eğitimle haşır neşir olan biri olarak sunduğum bu önerilerin ikale alınacağını düşünmek biraz saflık olacak belki; ama vebal altında kalmamak için aklıma gelenleri yazıverdim.

          Olmayacak duaya amin demeyeceksiniz belki; ama lütfen düşünün milli eğitimi sözde siyasetçilerin elinden kurtarmak için sizlerin bir katkısı olamaz mı? Ben milli eğitimle ilgili önerilerimi sıraladım, siz de ne yapabileceğinizi düşünün . Aslında işin sizin kararlarınızdan kaynaklandığını da unutmayın lütfen.


         Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder