29 Mart 2015 Pazar

Akıllandık mı?



         Akıllandık; ama aklımızı kullanamıyoruz.
         Yanlış anlamalara neden olmamak için yukarıdaki cümlemize açıklık getirelim:
         Telefon cihazım, benim kadar olmasa bile eskidi. Yeni bir telefon almak istedim. Niyetim ucuz bir telefon almaktı; fakat oğlum, almışken, biraz daha fazla para vererek bir telefon almamı önerdi. Torunum Sabahattin ile mağazaya gittik. O da almışken kendisi gibi akıllı, tam donanımlı telefon almamı istedi. Peki dedik ve -reklam olmasın diye markasını belirtmeyeceğim- bir akıllı telefon aldım. Yani, geç de olsa akıllandık.
          Torunum Sabahattin İstanbul'a, okuluna döndü. Yanımda bulunan lise son sınıfta okumakta olan torunum Fatmanur telefon kullanmasını öğretmeye başladı bana. Bir haftada, ara ara ders vererek beni öğretmesini istedim ondan. O bir iki saatte öğrenebileceğimi söylüyordu. 
          Torunuma neleri öğrenmek istediğimi belirten sonu ..ve diğerleri ile biten 25 maddelik bir müfredat verdim. Müfredata göz gezdirmesini, öncelik sırası yapmasını ve unutursam bakmak için kısa kısa notlar almasını söyledim. O not almaktan yana değildi, uygulamalı olarak pekâla öğrenebileceğimi söyledi ve “müfredat” kelimesine atıfla ekledi: “Sen de Milli Eğitim Bakanlığı gibisin.” Torunum başka bir şey demedi; ama ben başka başka şeyler düşündüm:
          Bir kere Milli Eğitim Bakanlığını fazla tenkit etmiyordu. Oysa önceleri ikide bir yapılan değişikliklerden, şundan bundan çok yakınıyordu. Şimdi sustuğuna göre demek Milli Eğitim artık eleştirilemeyecek duruma geldi, öyle ya neresi doğru ki...
          Müfredat konusu da takıldı kafama, sorgulayıcı eğitimi engellemek için, kasıtlı olarak ağır ve gereksiz yapılan müfredat az sıkıntı çektirmedi bizlere...
         ...
          Aklımızı nasıl kullanacağımız konusundaki ders notlarını paylaşmayacağım. Büyük ihtimalle sizler biliyorsunuzdur. Yalnız şu kadarını paylaşayım:
          Torunum, eski telefonlardaki şarj süresinin, akıllı telefonlara göre daha fazla olduğunu söyledi.

          Aklı karışanlar, aklının durduğunu söyleyenler, akıl tutulmasına uğrayanlar hiç merak etmeden cihazlarını şarja koysunlar.


         Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

2 yorum:

  1. Merhabalar, Sabahattin Hocam.

    Aklımız hep vardı. Tek kusurumuz onu kullanmadığımızdır.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Sizin de belirttiğiniz üzere Allah en büyük nimet olarak hepimize aklı bahşetti; ama bazılarımız, çoklarımız da diyebiliriz bu nimeti toplum menfaatine uygun olarak kullanamıyoruz. Kendi menfaatleri için oyun oynayanlar akıllarını kullandıklarını sanıyorlar.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil